PAMUK

 

1. GİRİŞ

 

            Dünyadaki hammaddeler arasında çok önemli rolü olan pamuğun, insan yaşamının her döneminde yer aldığı, insanlık için vazgeçilmez bir rolü olduğu aşikardır. Pamuk insan hayatında giyimden beslenmeye, ev eşyasından sanayie kadar her alanda ve her yönden büyük faydalar sağlanan bir üründür.

Pamuk öncelikle tekstil sanayiinin hammaddesi olan lifi için yetiştirilmektedir. Pamuk lifinin insan terini absorbe etmesi, ısıtılıp kaynatıldığında diğer lifler göre daha sağlam kalışı gibi özellikleri nedeniyle diğer bitkisel ve sentetik elyaflar karşısında tercih edilmektedir.

Bir yandan dünya nüfusunun hızla artması, diğer yandan sanayileşen ve kalkınan toplumlarda yaşam düzeyinin ve doğaya zarar vermeyen ürünlerin kullanım bilincinin yükselmesi pamuk ve pamuğa dayalı ürün tüketimini artırmakta ve dolayısıyla pamuğa olan ihtiyaçta giderek artmaktadır.

Bu talebe paralel olarak, pamuk lifi kullanımının tüm kullanılan lifler içerisinde %50’lik bir paya sahip olduğu, tüketilen tekstil bitkileri içerisinde son on yıllık ortalama alındığında, kullanılan en yüksek lif olma özelliğini sürdürdüğü görülmektedir.

Pamuk, tekstilden barut ve film malzemesi yapımına kadar yaklaşık 50 civarında sanayi kolunun hammaddesini oluşturan önemli tarımsal ürünlerden birisi olup, lifi ile tekstil, çiğidi ile insan ve hayvan beslenmesinde önemli bir üründür. Pamuk ve pamuğa dayalı sanayiden, Türkiye ihracat gelirinin %35-40’ı, toplam yağ üretimimizin de %22’si pamuk çiğidinden elde edilmektedir.

TBMM Tekstil Komisyonu raporuna göre sektör 2.5 milyon kişiye doğrudan, 10 milyon kişiye de dolaylı olarak istihdam olanağı sağlamaktadır.

Dünyada 76 ülkede pamuk tarımı yapılmaktadır. Türkiye pamuk ekim alanları bakımından 7. , üretim bakımından 6. sırada bulunmaktadır.

 

2. DÜNYA PAMUK ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ

 

            2.1 Pamuk Üretimi

 

2002–2003 sezonu içinde Dünyada yaklaşık 33,5 milyon hektarlık ekim alanında 19.4 milyon ton lif pamuk üretimi ve 20.2 milyon ton lif pamuk tüketimi olmuştur. Türkiye 719.232 hektarlık ekim alanı ile dünya da %2.14, 986.220 ton lif üretimi ile %5’lik pay almaktadır.

Son yıllarda bilimsel ve teknolojik alanda kaydedilen yenilikler yanında pamuk lif veriminde sağlanan artış tüm dünyada üretimde miktar ve kalite açısından büyük gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle çevre ve sağlık konularının kazandığı önem organik pamuk üretiminin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Ayrıca, ABD’nde gen aktarımı yoluyla elde edilen ve bazı özel karakterleri taşıyan yeni pamuk çeşitlerinin yaygın olarak üretimine başlamıştır.

 

 

 

Tablo 1: Dünya Pamuk Ekim Alanları(1.000 hektar)

ÜLKELER

1980/81

1985/86

1990/91

1995/96

2000/01

2002/03

A.B.D

5 348

4 140

4 748

6 478

5 282

5 029

A.B

207

270

367

472

501

453

BREZİLYA

2 015

2 290

1 977

1 130

853

735

ARJANTİN

300

320

630

969

385

148

TÜRKİYE

673

660

641

757

654

700

İRAN

145

188

228

290

260

160

AVUSTRALYA

84

177

279

301

505

225

DÜNYA TOPLAM

32 358

31 581

33 159

35 947

32 126

30 527

Kaynak: Foreign Agricultural Service, Official USDA Estimates

 

Tablo 2: Ülkeler İtibariyle Dünya Pamuk Üretimi(1.000 Ton)

 ÜLKELER

1980/81

1985/86

1990/91

1995/96

2000/01

2002/03

A.B.D

2 422

2 925

3 376

3 897

3 742

3 747

A.B

175

237

289

483

535

469

BREZİLYA

594

793

717

410

938

846

ARJANTİN

85

119

295

455

165

63

TÜRKİYE

500

518

655

851

784

910

İRAN

57

106

119

174

160

100

AVUSTRALYA

99

258

433

429

806

370

DÜNYA TOPLAM

13 789

17 440

18 978

20 339

19 314

19 220

Kaynak: Foreign Agricultural Service, Official USDA Estimates

 

Dünyada pamuk en çok Asya, daha sonra Amerika kıtasında ekilmekte ve üretilmektedir. 2000/01 sezonunda toplam ekim alanları rakamlarına göre Hindistan %24’lük payı ile birinci, ABD %15,6’lık payı ile ikinci, Çin %12’lik payı ile üçüncü, Rusya % 9.3’lük payı ile dördüncü ve Pakistan % 8,6’lık payı ile beşinci sırada yer almaktadır.

1980’li yılların ortalarına kadar üretim ve ihracat yönünde ilk sırada yer alan ve dünya fiyatlarını belirleyen Mısır’ın yerini bugün ABD almıştır.

 

2.2 Dünya Pamuk Tüketimi

 

Dünya elyaf tüketimini etkileyen başlıca üç temel faktör; elyaf fiyatları, toplam dünya nüfusu ve fert başına gayri safi gelirdeki değişmelerdir. Özellikle son yıllarda sentetik elyaf fiyatlarının, pamuk fiyatlarına göre daha hızlı düşmesi nedeniyle tüketici tercihlerinde pamuk aleyhine gelişen değişim ile pamuğun toplam elyaf tüketimi içindeki payı sürekli düşmüş, 1960’lı yıllarda %68 olan bu pay,1998 yılında %42’lere gerilemiş, kişi başına pamuk tüketimi azalmıştır. ülkelerde artacağı, buna karşılık pahalı da olsa pamuk liflerinin gelişmiş ülkelerdeki tüketicilerce tercih edileceği beklenebilir.

Başlıca pamuk üreticisi konumunda olan Çin, Hindistan, ABD, Pakistan aynı zamanda fazla pamuk tüketen ve pamuğu işleme kapasitesine sahip ülkelerdendir. Öte yandan, Dünya pamuğunun %37’sinden fazlasını tüketen Çin ve Hindistan’da oldukça büyük bir polyester üretim kapasitesi yaratılmış ve Çin artık yalnız Dünyanın en büyük pamuk elyafı üreticisi değil, aynı zamanda en büyük sentetik elyaf ve bu arada polyester elyafı üreticisi konumuna gelmiştir. Pamuk yetiştirmeyen fakat pamuk işleyecek kapasitelere sahip ülkelerin başında ise Endonezya, Japonya ve Tayvan gibi ülkeler gelmektedir.

 

Tablo 3: Dünya Pamuk Tüketimi(1000 Ton)

ÜLKELER 1994/95 1995/96 1996/97 1997/98 1998/99 2001/02
ÇİN

4 269

4 500

4 700

4 800

4 600

5 300

HİNDİSTAN

2 279

2 576

2 864

2 800

2 700

2 913

ABD

2 438

2 318

2 422

2 469

2 250

1 633

PAKİSTAN

1 506

1 602

1 531

1 550

1 550

1,810

TÜRKİYE**

850

944

1 050

1 150

1 000

1,231

BREZİLYA

818

817

830

750

700

927

BAĞ.DEV.TOP.

696

480

454

496

480

860

İTALYA

359

337

342

352

340

305

TOPLAM

18 307

18 632

19 377

19 473

18 858

19 854

Kaynak: Cotton World Statistics

(**) Türkiye verileri Pamuk Danışma Kurulu Toplantısı

Ancak, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde çevre bilinci ve sağlığa verilen önem gibi yükselen değerler göz önüne alındığında uzun vadede, sentetik elyaf üretim ve tüketiminin gelişmekte olan ülkelerde artacağı, buna karşılık pahalı da olsa pamuk liflerinin gelişmiş ülkelerdeki tüketicilerce tercih edileceği beklenebilir.

 

3. TÜRKİYE’DE PAMUK ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ

           

3.1 Pamuk Üretimi

 

            Ülkemizde pamuk, genelde Ege, Antalya, Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilmektedir. Yoğun olarak Ege ve Çukurova Bölgesinde tarımı yapılan pamuk, GAP’ın sulamaya açılması ile birlikte bölgede hâkim ürün niteliğini kazanmış ve bölge üretimde ilk sırayı almıştır. 1980 yılı başlarında 500 bin hektar olan pamuk ekim alanları bugün 700–800 bin hektara yükselmiştir.

Son yıllarda başta Antalya olmak üzere, Çukurova ve Ege bölgesinde pamuk ekim alanlarında daralmalar görülmektedir. Bu durum GAP bölgesindeki ekim alanı artışıyla dengeleniyor ise de ülkemizde artan talebin karşılanması için pamuk ithalatı her geçen yıl artarak devam edecektir. 1980/81 sezonunda 672 bin hektar olan pamuk ekim alanı, 1997/98 sezonunda 719 bin hektara yükselmiştir. Güneydoğu Anadolu Projesinin tamamlanması ile birlikte toplam pamuk ekim alanının 930 bin hektara ulaşması beklenmektedir. 1980 yılını baz aldığımızda, 1980–98 yılları arasında verimde %70 üzerinde artış kaydedilerek, hektara verim 1980/81 sezonundaki 744 Kg’dan, 2001/02 sezonunda 1165 Kg.’a yükselmiştir. Toplam ekim alanı ve verimdeki artışlar sonucunda 920 bin ton düzeylerine yükselmiştir.

 

Tablo 4: Türkiye Ekim Alanları, Üretim ve Verim Durumu

Bölgeler

Ekim Alanı(Ha)

Üretim(Ton)

Verim(Kg/Ha)

Çukurova

147.420

208.641

1.415

Güneydoğu

337.045

471.317

1.398

Ege

226.612

294.862

1.301

Antalya

8.905

12.160

1.360

TOPLAM

719.982

986.980

1.370

Kaynak: Daimi Pamuk Çalışma Grubu Toplantı Raporu

Türkiye, Dünya ülkeleri arasında ekim alanı açısından 7., üretim miktarı açısından ise 6. sırada yer almaktadır. Ülkemizde, pamuk üretimi çoğunlukla Ege, Çukurova, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yapılmaktadır.

 

3.2 Pamuk Tüketimi

 

            Ülkemiz son yıllarda özellikle iplik, dokuma ve hazır giyim sektöründe gerçekleştirdiği yatırım hamlesi sonucunda dünya üretim ve dış ticaretinden aldığı pay itibari ile dünya ilkleri arasında yer almaya başlamıştır. Artan yatırım ve ihracata bağlı olarak 1980/81 sezonunda 293 bin ton olan toplam tüketimin 2001/02 sezonu sonuna kadar geçen süre içerisinde %420 artarak 1.230 bin tona yükselmiştir. Türkiye pamuk tüketiminde dikkat çeken önemli bir konu tüketim artışının, dönem sonu stok artışından fazla olması nedeni ile stok/tüketim oranının yıllar itibari ile bir azalış göstermesidir.

Son yıllarda toplam tüketim artışımız dünya ortalamasının üzerinde olmuş ve Endonezya’dan sonra ikinci en yüksek artış gerçekleşmiştir. Toplam pamuk tüketimimizdeki artış, iç üretim artışıyla karşılanamadığından, pamuk ithalatı artarak 2000/01 sezonunda 387 bin tona ulaşmış, 1990 yılına kadar pamuk ihracatçısı olan Türkiye, son yıllarda pamuk ithalatçısı ülke konumuna girmiştir.

   

Tablo 5: Türkiye Pamuk Tüketim Durumu(LİF)

DÖNEMLER

TÜKETİM (Ton)

1997/98

1 150 000

1998/99

1 000 000

1999/00

1 231 000

2000/01

1 150 000

2001/02

1 230 000

Kaynak: Pamuk Danışma Kurulu Toplantı Raporları

           

4. DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE PAMUK DESTEKLEME POLİTİKALARI

           

            4.1. ABD ve AB’de Pamuk Destekleme Politikaları

ABD’nde 1995 yılına kadar uygulanan fark ödeme sistemi uygulama dışı bırakılarak yerine 1996 yılında “Çiftlik Kanunu” olarak tanımlanan “Fair Act”  ile 1996–2002 yılları arasında yedi yıllık bir süre uygulanmak üzere çiftçiye doğrudan gelir desteği yapılmasını öngören sisteme yasal olarak geçilmiştir. Uygulamaya ilişkin olarak hazırlanan yasalarda pamuk üretimin desteklenmesine ayrılan yılık kaynak miktarı belirlenmiş olup, o yıl üretilen pamuk miktarına göre ödenecek prim miktarı tespit edilmektedir. ABD’ndeki pamuk yetiştiricileri 1999/00 sezonunda toplam 4 milyar dolar devlet yardımı almıştır.

       

Tarım Gelişim Primi: Üretim Esnekliği Sözleşmesi (ÜES) adı altında üretici ve ABD Tarım Bakanlığı arasında imzalanan sözleşme kapsamında, yıllar itibariyle azalan miktarlarda ödeme yapılmaktadır. Üretici desteklemelerden yararlanabilmek için, Tarım Bakanlığı’nca tespit edilen programa uyacağını yapılan bir protokol (Production Flexibility Contract) ile taahhüt etmekte, sözleşmeli çiftçinin tarımsal faaliyetleri tarım bakanlığınca izlenmektedir. Ayrıca, pamuk üretim miktarına göre tespit edilen prime mahsuben senede iki kez prim avansı ödenmektedir.

Buğday, mısır, sorgum, arpa, yulaf, çeltik ve pamuk ürünlerinde sistem 1996 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Bu sistemle, ödemeler yıllar itibariyle gittikçe azalan oranda belirlenen toplam ödeme miktarının ürünler arasında değişik oranlarda dağıtımıyla uygulanmaktadır. Bu kapsamda pamuk %11,63’lük paya sahip olup, 1999 yılında 651 milyon, 2000 yılında 596 milyon, 2001 yılında 480 milyon ve 2002 yılında 466 milyon dolar olarak belirlenen primin pamuk miktarına bağlı olarak dağıtılması hükme bağlanmıştır. Primler, mahlıç pamuk (çiğidi alınmış lif pamuk) üzerinde tespit edilip muhtelif aşamalarda üreticiye ve sanayiciye ayrı olarak ödenmektedir. Ayrıca, bu mekanizma ile hastalılarla mücadele programı kapsamında verilen yardım miktarı 1,2 milyar dolardır.

       

Rehin Telafi Primi: “Rehin Kredi Kuruluşu”na (CCC-Commodity Credit Corporation) pamuklarını rehin etmeyi taahhüt eden üreticiye, Rehin Kredisi (LDP) adı altında rehin fiyatı ve piyasa fiyatı arasındaki fark rehin karşılığı kredi olarak kullandırılarak, üreticilerin hasat öncesi finansman ihtiyacı giderilmektedir. 1999/00 de 1,5 milyar dolar kredi ödenmiştir.

       

İhracat Primi Uygulaması: Amerika’da iç fiyatların dünya fiyatlarından yüksek olması halinde aradaki fark ihracat primi olarak STEP/2 adı altında Amerikalı tüketici, sanayici ve ihracatçıya ödenmektedir. 1999/00 sezonunda, STEP/2 programı kapsamında, ihracat ve tüketimi kapsayan devlet yardımı ve una ek olarak pamuğu depolama ve borçlanmadan doğan faiz maliyeti için yapılan harcama tutarı 700 milyon dolar dolaylarındadır.

Ayrıca, İhracat Kredi Garanti Programı (Export Credit Guarantee Program) çerçevesinde ucuz ihracat kredisi (GSM) sağlanmaktadır. GSM-102 üç ay-üç yıl, GSM-103 üç-on yıl süreli krediler, Tarım Bakanlığına bağlı Rehin Kredi Kuruluşları (CCC) tarafından kredi ihtiyacı olan ülkelerde Amerikan Pamuğu tüketiminde devamlılığı sağlamak amacıyla yürütülmektedir. 1999/00 sezonunda yapılan 4 milyar dolar ödemeye ek olarak, Birleşik Devletler hükümeti adına tarım ürünleri ihracatçısına ödenen 2,9 milyar dolar kredi garantisinin %13’lük bölümü (380 milyon dolar) pamuk için verilmiştir. İhracatçılara verilen doğrudan destek ise 2000/01’de 760 milyon dolar düzeylerindedir.

Pamuk AB’nde üretim yardımından yararlanan ürünler arasında yer almaktadır. Avrupa Konseyi tarafından tespit edilen hedef fiyat ile 10 günde bir tespit edilen rehber fiyat arasındaki fark prim olarak üreticilere aktarılmak üzere çırçırcılara ödenmektedir. Uygulamada, üretimi gerçekleştirecek ve prim ödeme sisteminden yararlanacak üreticiler adına belge düzenlenmekte, hasat öncesi tahmini üretim miktarı belirlenerek bu miktar üzerinden ödeme yapılmaktadır. Tohumluk pamuğun garanti kapsamındaki en yüksek üretim miktarı Yunanistan’da 782 bin ton, İspanya’da 249 bin tondur.

AB’nde pamuğa sağlanan devlet yardımları 1999 yılında farklılaşmıştır. Rehber fiyat düzeyi uygulaması ve yardım edilecek tohumluk pamuk için garanti alım kapsamındaki üretim miktarı uygulaması devam ederken, bu miktarı aşan üretimlerde ceza uygulamaları artırılmış, %1 artış için yardım referans (rehber)  fiyatın %0,6’sı kadar azaltılmaktadır.

AB’nde destekleme kütlü pamuk üzerinden yapılmaktadır. Mevsim başında ilan edilen hedef fiyat ile dünya fiyatı arasındaki fark, çırçırcı aracılığı ile üreticiye ödenmektedir. AB ülkeleri içerisinde Yunanistan ve İspanya’nın pamuk yetiştirilen bölgeleri AB’nin en düşük gelire sahip bölgeleri olarak kabul edilmekte ve destekler ekonomik ve sosyal bir yardım şekli olarak görülmektedir.

Ancak, üretici ve çırçırcı AB tarafından denetim altında tutulmakta, uyumsuzluk durumunda prim hakkı kaybolmaktadır.  AB’nde 1999/00 sezonunda pamuk üreticilerine sağlanan devlet yardım miktarı toplam 853 milyon EURO’ya (794 milyon dolar) ulaşmıştır, 2000/01 sezonunda bu miktarın 716 milyon Euro dolaylarına düştüğü tahmin edilmektedir.

 

       4.2. Türkiye’de Pamuk Destekleme Politikaları

Türkiye’de tarımsal destekleme politikaları; Beş Yıllık Kalkınma Planlarında ana hedefleri belirtilen bir çerçeve içinde, yeterli üretim seviyesi ve üretimin olumsuz koşullardan daha az etkilenmesinin sağlanması, ihracatın geliştirilmesi, kendine yeterlilik oranının yükseltilmesi amaçları doğrultusunda belirlenmektedir.

 

Fiyatlar ve Alımlar Yoluyla Destekleme: Ülkemizde uygulanan en yaygın destekleme modelidir. Uzun yıllar devlet destekleme alım kapsamında olan pamuk 1994 yılı ekonomik kararlarından sonra kapsam dışında bırakılmış, 1995 yılından itibaren Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF)’dan %50 basit faizli kredi sağlanarak bölgesel bazda belirlenen fiyatlar üzerinden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan Tarım Satış Kooperatiflerince satın alınmıştır. Bu süre içerisinde alımlarda kullanılmak üzere TSKB’ne Destekleme ve İstikrar Fonu (DEFİF)’den T.C. Ziraat Bankası aracılığı düşük faizli kredi sağlanmakta iken, yeniden yapılanma ve tarımsal reform programı çerçevesinde destekleme alımlarına son verilmiştir.

Kooperatif ve birlikler 1960’dan sonra değişen ekonomik şartlar karşısında, tarımsal destekleme politikası aracı olarak görülerek, destekleme alımları ile görevlendirilmişlerdir. Birlikler, devlet destekleme alımlarının sınırlandırıldığı 1994 yılı sonrasında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklarından sağlanan düşük faizli kredilerle kendi nam ve hesabına ürün alım uygulamasına geçilmiştir.

1995 yılından itibaren Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF)’dan %50 basit faizli kredi sağlanarak Birlikler ürünü almaktadır. Prim sisteminin uygulanması nedeniyle kütlü pamuk alımında birliklerin payı artmış, 1998/99 döneminde %21 oranında artarak 436 bin ton pamuk alımı gerçekleştirilmiştir.

Ancak, 2000 yılında tarımsal reform kapsamında önemli bir adım atılarak Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4572 Sayılı Kanunla tarım satış kooperatif ve birliklerinin yeniden yapılandırılması süreci başlatılarak bu yapılandırmaya ilişkin çalışma, inceleme ve önerilerde bulunmak üzere dört yıl süreli Yeniden Yapılandırma Kurulu oluşturulmuştur.

Geçmiş yıllarda ülkemizde pamuk ihracatını veya ithalatını destekleyen yada kısıtlayan tedbirler alınmıştır. 1995 yılında pamuk ihracatına 60 cent/Kg, daha sonra da 12 cent/Kg tutarında DFİF kesintisi uygulaması getirilmiştir. Ayrıca pamuk ihracatında kota sistemi de uygulanmış, ancak 1996 yılında pamuk ihracatında kesinti ve kota uygulamasından vazgeçilmiştir.

 

Prim Ödemesi: 1993/94 kampanya döneminde ise Devlet bir garanti fiyatı, diğeri de hedef fiyat olmak üzere iki ayrı fiyat belirlemiş, aradaki 3.000 TL/Kg’lık farkı destekleme primi olarak üreticiye ödemiştir. Bu sezonda uygulamaya konulan fark ödeme (prim) sisteminden olumlu sonuçlar alınmasına rağmen uygulamaya son verilmiştir.

1998/99 kampanya döneminde pamukta prim sistemi tekrar uygulanmaya başlanmış, kararname gereği kilogramda 10 sent olarak belirlenen prim, ürününü satan üreticilere belirli belgeler karşılığında ödenmiştir. 1999/00 döneminde prim miktarı 12 Cent/Kg, 2000/01 kampanya döneminde 9 Cent/Kg ve 2000/01 yılı üretimi kütlü pamukta prim miktarı 70 bin TL/Kg olarak ödenmiştir. 2001/02 yılı ürünü kütlü pamuğa prim ödenmesi konusunda da karar alınmıştır. 2002yılı ürünü için 85.000 TL/Kg prim miktarı belirlenmiş ve toplam 11.3 milyon dolar kütlü pamuk prim ödemesi yapılmıştır.

 

İhracat Desteği ve İthalatta Korumalar: Ülkemiz, taraf olduğu DTÖ Tarım Anlaşması ile belirlenen çerçeve içerisinde ithalata getirilen önlemlerle üreticiler korunmaktadır. Ancak, pamuk ithalatında koruma önlemi bulunmamaktadır. Ayrıca, pamuk AB-Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında sanayi ürünü olarak işlem görmekte olup, AB ile Türkiye arasında serbest dolaşıma tabidir ve herhangi bir gümrük vergisi ile korunmamaktadır.

Türkiye, anti damping ve anti sübvansiyon soruşturmaları yanında AB ve ABD tarafından miktar kısıtlamalarına maruz kalmaktadır. DTÖ Tarım Anlaşmasında uluslararası ticarette korumacılığın kaldırılması ve tarife kotaları konması yönünde hüküm yer almaktadır. Bu kapsamda, baz alınan yılda %10 olan tarife oranının üst sınırı 2004 yılında %6 olacaktır.

 

5. PAMUK ÜRETİMİNDEKİ SORUNLAR 

 

5.1. Çeşit Geliştirme ve Islahı

 

Türkiye’de pamuk tarımında asıl gelişme, Cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleşmiştir. 1924 yılında Çukurova Bölgesi’nde Adana’da ve Ege Bölgesi’nde Nazilli’de olmak üzere iki araştırma istasyonu kurulmuş, bu istasyonlarda, ABD’den getirilen 40 genotiple, introdüksiyon çalışmalarına başlanılmıştır. Halen Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ve Akdeniz ve Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüleri genetik stoklarında gerek yurt dışından getirilmiş, gerekse yapılan ıslah çalışmaları sonucunda yurt içinde elde edilmiş toplam 321 çeşit bulunmaktadır. Çeşit ıslahında hem kamu kuruluşları, hem de özel sektör çalışmaktadır.

Başta Mısır, Sudan, Çin olmak üzere belli sayıda ülke tarafından eskiden beri üretilen uzun elyaflı pamuk, tekstil sanayi tarafından son yıllarda kullanımı gittikçe artan bir pamuk türüdür. Bugün dünya toplam pamuk üretim ve tüketiminin %6’sını uzun elyaflı pamuklar oluşturmaktadır. 1980’li yılların ortalarına kadar üretim ve ihracat yönünde Mısır ilk sırada yer almakta ve fiyatı belirmekte idi. 1980’lerin ortalarından sonra ABD ön sıralara çıkmıştır.

Verimleri ile çırçır randımanlarının düşük ve vejetasyon süresinin daha uzun olması yüzünden Türkiye’de uzun elyaflı pamuk üretimi yapılmamakta ve yıllık ortalama 5-6  bin ton uzun elyaflı pamuk ithal edilmektedir. ABD’de yapılan bir çalışmada önümüzdeki yıllarda ABD, Avrupa Birliği, Japonya ve Güneydoğu Asya ülkelerinde uzun elyaflı pamuk mamulü tekstil kullanım alışkanlığının artacağı ifade edilmektedir.

Tekstilde önemli bir yer işgal eden ülkemizin yeni tüketici alışkanlıklarına cevap verebilmesi için uzun elyaflı pamuk üretiminin cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Bunun için bir yandan bölge koşullarına uyum sağlayacak verimli, kaliteli ve erkenci yeni uzun elyaflı pamuk çeşitleri geliştirilmeli, öte yandan prim sistemi ile bu tür pamukları yetiştirecek çiftçiler teşvik edilmelidir.

 

5.2-Tohumluk Üretimi ve Dağıtımı

Pamuk tarımında verimi artırmanın bir yolu da bölgelere uygun çeşitlerin seçimi ve bu çeşitlerin sertifikalı tohumluğunun sağlanmasıdır.

Pamuk tohumluğunun hazırlanması ve dağıtımı kamu kurumları, Tarım Satış Kooperatifi Birlikleri ile özel sektör ve nüveciler tarafından yapılmakta, pamuk tohumluğunun tamamına yakını her yıl yenilenmektedir. Geleneksel tohum hazırlama tekniklerinin yanı sıra, son yıllarda,  havı alınmış (delinte) tohumluk hazırlanmaktadır.

Delinte tohumluk kullanımı ile kullanılan tohumluk miktarı %50 azalmakta, aynı zamanda üreticilere ilaçlanmış, çıkış gücü yüksek kaliteli tohumluk verilmektedir. Delinte tohumluk,  tohumluk maliyetinde düşme, hatalıklara ve zararlılara karşı mücadelede başarı, çapa ve seyreltme işlemlerinde tasarruf sağladığından pamuk ekimi yapılan tüm alanlarda kullanılmalı ve kullanılması teşvik edilmelidir. Bu aynı zamanda, ıslah edilmemiş, kontrolü yapılmamış tohumluk kullanımını da engelleyecektir.

Tohumluk temini ve dağıtımında Güneydoğu Bölgesi dışında kalan bölgelerde önemli sorunlar yaşanmamaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yıllar itibariyle pamuk ekim alanları arttıkça, tohumluk ihtiyacı artmaktadır. Bölgede üretimi yapılan çeşitlerin tohumluk ihtiyacı karşılanamamaktadır. Gerek kamu kurumları gerekse özel sektörün bu açığı kapatacak tohum arzını sağlaması gerekmektedir.

 

6. PAMUK TİCARETİ

 

6.1. Dünya Pamuk İhracatı

 

Son yıllarda yaşanan ekonomik krizler nedeniyle pamuk ve pamuğa dayalı ürünlerin dünya ticaret hacminde daralma meydana gelmiştir.  Ülkemize de yansıyan bu koşullar iç ticaret hacmini de olumsuz olarak etkilemiştir.

Dünyanın en büyük pamuk ihracatçısı ülkeleri yıllara göre değişmekle birlikte, ortalama olarak %25’lik payla ilk sırayı alan ABD’ni, %20-24’lük payla Bağımsız Devletler Topluluğu, %4’lük payla Arjantin takip etmektedir. Türkiye, yıllara göre değişmekle birlikte 9. sırada yer almaktadır.

 

Tablo 6: Dünya Pamuk İhracatı(1000 Ton)

ÜLKELER

1997/98

1998/99

1999/2000

2000/01

2001/02*

ABD

1 600

990

1 502

1 464

2 243

BAĞ.DEV.TOP

1 241

1 338

1 312

1 228

1 157

AVUSTRALYA

660

660

710

719

623

ARJANTİN

189

164

80

90

70

PAKİSTAN

74

1

150

115

30

YUNANİSTAN

230

230

294

255

268

TOPLAM

5 900

5 274

5 902

5 689

6 282

Kaynak: Cotton World Statistics ve çeşitli kaynaklar.

Son yıllarda yaşanmakta olan ekonomik krizler nedeniyle pamuk ve pamuğa dayalı ürünlerin ticaret hacminde durgunluk gözlenmesine rağmen, uzun dönemde artış gösteren ihracat miktarı dünya pamuk piyasasının canlılığının göstergesidir. Son 10 yıl itibariyle ihracat miktarı %50-60 oranında artmış, ancak Türkiye ve Brezilya’da son 10 yıllık dönemde ihracat miktarı %30 oranında azalmıştır. Ancak, Türkiye’de ihracat yoğunluğu işlenmiş pamuk ve pamuğa dayalı ürünler ve tekstil ürünlerinin ihracatında artış olarak kaydedilmiştir.

 

6.2- Dünya Pamuk İthalatı

Son yıllar itibariyle dünya ticaret hacminde gözlenen daralmanın sonucu ihracat oranındaki azalmaya paralel olarak ithalat miktarında da azalışı da gündeme getirmiştir.  1998/99’de açıklıkla gözlenen bu durumun 1999/2000 sezonunda yerini az da olsa yükselişe bırakacağı tahmin edilmektedir.

 

Tablo 7: Dünya Pamuk İthalatı(1.000 Ton)

ÜLKELER

1998/99

1999/2000

2000/01

2001/02

2002/03

ENDONEZYA

507

455

510

550

537

MEKSİKA

308

436

414

416

370

TAYLAND

271

302

360

387

356

RUSYA

199

284

315

390

387

ÇİN

73

30

55

100

400

İTALYA

360

365

310

300

307

GÜNEY KORE

321

360

315

331

315

JAPONYA

270

276

242

245

240

TOPLAM

5 476

5 811

5 689

6 282

6 218

Kaynak: Cotton World Statistics & Pamuk Danışma Kurulu Toplantı Rap.

 

Bir çok ülkeden farklı olarak, son yıllarda Çin’de üretimde sağlanan artışla beraber artan ihracatın yanı sıra ithalat miktarı da artmıştır.

6.3. Türkiye Pamuk İhracatı

 

Ham pamuk ihracatı yurt içi tüketim ve bir önceki sezona devreden stok miktarları ile toplam pamuk arzı ve dış talebe bağlı olarak değişmektedir. İhracatçı ülkeler arasında Türkiye yaklaşık %0,5’lik payı ile 9. sırada yer almaktadır.

 

Tablo 8: Türkiye Pamuk İhracatı

YILLAR

İHRACAT MİKTARI (Ton)

1997/98

22 659

1998/99

85 534

1999/00

44 400

2000/01

21 000

2001/02

22 000

Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü & Pamuk Danışma Kurulu Toplantı Raporları

Türkiye’den pamuk ithali yapan İhracatçı ülkeler yıllara göre farklılık göstermektedir. Ege Bölgesi olarak 1996/97 döneminde Portekiz, Endonezya, Çek Cumhuriyeti, İspanya başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine ihracat yapılmış, 1997/98 yılında %46-47 payla Çek Cumhuriyeti 1. sırada, 2001 yılında İtalya, Endonezya ve Güney Kore Cumhuriyeti ilk sıralarda yer almıştır. Bu ülkeleri İsviçre, Polonya, Tayland  ve diğerleri takip etmektedir.

 

6.4. Türkiye Pamuk İthalatı

 

Ham pamuk ithalatındaki artış, tekstil sektörünün ihtiyacı olan uzun elyaflı pamuk talebinden kaynaklandığı gibi, özellikle 1994 yılından bu yana Bağımsız Devletler Topluluğundan (Özbekistan, Türkmenistan.) daha ucuz pamuk ithal etme olanaklarından da kaynaklanmaktadır.

Yıllara göre değerlendirildiğinde, son 10 yıllık dönemde ihracatta tespit edilen %33 oranında azalışla birlikte ithalat çok büyük oranda artmıştır. Lif pamukta 1990 yılında 540 bin ton olan iç tüketimimizin, 1998 yılında 1 milyon 200 bin tona ulaşmasına bağlı olarak lif pamuk ithalatımızda yaklaşık 5 kat artış kaydedilmiştir.

1997/98 döneminde yaklaşık 340 bin ton olarak gerçekleşen ithalat miktarı 2001/02 döneminde tahminen 460 bin ton dolaylarında gerçekleşmiştir.

 

Tablo 9: Türkiye Pamuk İthalatı

YILLAR

İTHALAT MİKTARI (Ton)

1997/98

339 300

1998/99

238 000

1999/20

525 000

2000/01

387 310

2001/02

461 102

2002/03

364 000

Kaynak: Pamuk Danışma Kurulu Toplantı Raporları

 

Pamuk tüketimindeki azalışa paralel olarak ithalatın tüketimi karşılama oranının gerilemesi beklenmektedir.

7. SONUÇ VE ÖNERİLER

 

Dünyada pamuk ekilen alanlarda 1950 yılından beri yaşanan iniş-çıkışlara rağmen orta vadede verimde ve üretim alanlarında önemli bir artış olmayacağı yaklaşımı ile dünya pamuk üretim ve tüketiminde önemli bir artış beklenmemektedir. Öte yandan, önümüzdeki yıllarda sentetik elyaf üretim ve tüketimi gelişmekte olan ülkelerde artmaya devam edecektir. Fiyat rekabeti yüzünden sentetik elyaflara karşı pamuğun dünya elyaf tüketim payındaki azalışa karşın, sağlığa önem veren gelişmekte olan ülkelerin pamuklu ürün tercihlerinin devam edeceği varsayımı ile ülkemiz bu pazardan pay alacak bir üretimi gerçekleştirmelidir.

Ülkemiz tekstil sektöründeki hızlı gelişmeye yetişememektedir. Güneydoğu Anadolu Projesi çerçevesinde sulama projelerinin devreye girmesi sonrasında pamuk üretiminde artış beklenmektedir. Tekstil sektörünün beklentilerini (uygun fiyat ve kalitede pamuk) karşılayacak bir pamuk üretim planlaması yapılmalıdır.

Üretimde kaydedilen artışa rağmen, pamuk üretim maliyetlerinin yüksek olması üreticiyi ve dolayısıyla tüketiciyi de mağdur durumda bırakmaktadır. Mevcut üretim tekniği yerine gerek üretim, gerek hasat, gerekse ilk işleme aşamalarında modern teknolojinin kullanımının sağlanması ekonomik kayıpları önleyecektir.

Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin gündeme geldiği günümüzde, maliyetlerin yüksek olması, pamukta rekabeti önleyen bir handikap oluşturmaktadır.

Reform kapsamında yeni uygulamaların etkinliği, destek mekanizmaların oluşumu ile yakından ilgilidir. Bu tanımla; iklim, çevre ve bakım faktörleri nedeniyle tarımsal üretim genelde risk unsuru taşımakta, bu riski yüklenecek bir birimin oluşturulması zorunluluk göstermektedir. Tarımda sigorta uygulamasına ilişkin yasal sürecin öncelikli olarak tamamlanması gerekmektedir. Özellikle pamuğun üretim aşamasında bu faktörlere duyarlılığı dikkate alındığında konunun önemi açıklık kazanmaktadır.

Ayrıca üretim-tüketim zinciri içerisinde araştırma-geliştirme çalışmalarının desteklenmesi, yönlendirilmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar uzun süreçte sonuç vermesine rağmen, alt yapının güçlenmesi, etkin ve kalıcı bir sistemin oluşması açısından öncelikli olarak düşünülmeli ve uygulanmalıdır.

Pamuk tohumluğu delinte edilerek, çıplak hale getirilmelidir. Böylece pamuk tohumluğun derecelendirilmesi ve toprak altı zararlılarına ve çökerten hastalığına (kök ve fide hastalıklarına) karşı uygun ilaçlarla kaplanması mümkün olacaktır.

Pamuk ekiminde pnömatik mibzer kullanılmalıdır. Böylece en uygun sıra üzeri ve sıra arası mesafesine ekim yapılarak, seyreltme işlemi ortadan kalkacaktır.

Pamuk gübrelenmesinde, toprak ve bitki analizlerinin yapılması teşvik edilmeli, yaprak sapından hızlı azot, fosfor ve potasyum tayini yaygınlaştırılmalıdır.

Pamuk toplama işçiliğindeki yüksek fiyat ve işçi bulmada yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle makineli hasada geçiş zorunlu hale gelmiştir. Ülkemizde pamuk hasadı sonrası üretici birliklerine mal teslim etme sırasında uzun kuyruklar oluşmakta, kütlü pamuğu saklamada depo sorunu ortaya çıkmaktadır. Hasat edilen pamuk “Modüle Builder” adı verilen aletlerle sıkıştırılmalı ve böylece taşımada ve depolamada kolaylıklar sağlanmalıdır.

Tek balya standardizasyonuna geçilmelidir. Bu şekilde balyanın gerek borsada parasal kıymet takdirinde gerekse iplik olma, dokuma ve boyama gibi işlemlerde sınıflandırılması ve değerlendirilmesi kolaylıkla yapılmaktadır. Bunun yanında, tek balya standardizasyonu bölgeler arası kütlü pamuk naklini de önleyecektir.

Son yıllarda  genetik mühendisliği çalışmaları sonucunda belli karakterleri taşıyan genlerin aktarılmasıyla hastalık ve zararlılara dayanıklı transgenik çeşitler kullanılmaya başlanmıştır. ABD’de yoğun üretimi yapılan ancak, bu yeni çeşitlerin çevre, insan sağlığı ve gen kaynakları üzerindeki açıklıkla ortaya konulamayan ve belirsizlik taşıyan etkileri nedeniyle, Avrupa Birliği ülkelerinde bu çeşitlerin üretimi engellenmektedir. Bu konu ülkemizde henüz araştırma safhasında bulunmaktadır. Konunun incelenerek üretime geçilip geçilmemesi büyük önem taşımaktadır.